Abdülhey Fanatik Trabzonspor’lu

Fenomen dizinin Abdülhey’i Kenan Çoban’la süper röportaj, müthiÅŸ itiraflar…

Dünya Kupası’ndan Türk futboluna, Kurtlar Vadisi’nden Filistin’e ve özel hayatının sırları… Arkadaşımız Ali Buhara Mete merak edilenleri sordu, Kenan Çoban ‘dobra dobra’ anlattı. İşte dev röportaj, iÅŸte müthiÅŸ ilk bölüm…

Ali Buhara Mete: Dünya Kupası’nın eskilerine nazaran çok sıkıcı geçtiÄŸi söyleniyor. Özellikle takımlarının savunmaya dayalı oynamasının bunda etkisi olduÄŸu açık… Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Kenan Çoban: Dünya Kupası maçlarını kaçırmamaya gayret ediyorum. İzlediğim kadarıyla bir önceki yıllara göre bir heyecan yok.

A.B.M: Ruhu yok…
K.Ç: Evet yok. Bir iki tane maç dışında zevkli bir karşılaşma izlemedim. Eski maçlarda seyircinin atmosferi direk yansıyordu izleyiciye. En çok üzüldüğüm şey o. Saha içindeki mikrofondan izleyiciye gelen o sese özlem duydum. Topun direğe çarpma sesini eskiden alabiliyorduk ama şimdi o yok maalesef…

A.B.M: Şu vuvuzelalardan dolayı olsa gerek…
K.Ç: Evet vuvuzelalar. Atmosferi yaşamak istiyorum izlerken. Ben genelde maçları arkadaşlarımla birlikte izlerim. Bazen heyecanlanıyorum o gol pozisyonlarında. Çıkmasını istediğim takımların ataklarında o heyecanı yaşıyorum…

A.B.M: Normalde çok pozitif futbol oynayan takımlardan Brezilya bile çok defansif bir oyun stili benimsedi…
K.Ç: Favori takımlar vardır onlardan bir beklenti vardır. Yıllarca kaç tane dünya kupası almış takımları bu turnuvada göremedim. Mesela İtalya’nın bu kadar erken eleneceÄŸine kimse akıl erdiremiyor. Brezilya takımının oyunu normalde oynadığı, alıştığımız oyun deÄŸil… Ben maçlar baÅŸlamadan önce kafamda ÅŸu ÅŸu takımlar çıkabilir ve ÅŸunlar elenebilir demiÅŸtim… İngiltere’nin eleneceÄŸini tahmin etmiÅŸtim…

Mesut Özil’le gurur duyduk

A.B.M: İngiltere’nin kadrosu aslında çok zayıftı. Üç dört oyuncu dışında dünya çapında oyuncuları yoktu.
K.Ç: Bu Dünya Kupası’nda yıldızı parlayan bir Mesut Özil var… Bugün Kaka’ya ve Messi’ye baktığın zaman golü yok. Genelde Dünya Kupası’nın dünya futboluna kazandırdığı bir iki tane öne çıkan futbolcu mutlaka olur. Genelde hep böyle olmuÅŸtur. Bu yıl da gurur duyduÄŸumuz bir Mesut Özil var. İnÅŸallah daha baÅŸarılı da olur…

A.B.M: Galatasaray bir kaç sene önce 5,5 milyon Euro karşılığında Mesut’u alabilirdi…
K.Ç: Alabilir ama bir kaç yıl öncesinden o paranın yanından geçemezdi belki deÄŸil mi? Åžu an Galatasaray bir tarafa tüm dünya takımları onu transfer etmek için yarışacaklar. Son kritik maçta bir gol atması o futbolcunun deÄŸerine deÄŸer katması çok önemli… Bence bir futbolcu için dünya kupası büyük bir fırsat. Çünkü tüm dünyanın gözünün önündesin. Bugün bizim oynadığımız derbi maçları bile belki sadece Türkiye ve yurt dışında olan izleyiciler tarafından takip ediliyor. Ama bugün dünya kupası maçı dediÄŸiniz zaman tüm dünyayı sarmış bir atmosfer, heyecan ve sevinç var. Herkes kendi hünerini, becerisini ve performansını orada sergilemek istiyor.

A.B.M: Bu defansif futbol, yıldız futbolcuların hünerlerini sergilemesini zorlaÅŸtırıyor olamaz mı? Messi Barcelona’da oynadığı futbolu Arjantin’de oynayamıyor. Çünkü orada aynı pas alışveriÅŸini yaptıkları arkadaÅŸları yok Xavi ve Iniesta gibi… Keza Arjantin çok farklı bir sistemle oynadı. Bu bir etken olabilir mi sizce?
K.Ç: Bence profesyonel bir futbolcu eÄŸer kale direÄŸinin önündeki o topu üç metre yukarı çakabiliyorsa orada bir soru iÅŸareti vardır. Onun pas alışveriÅŸiyle hiçbir alakası yok…

A.B.M: Kaka’yı mı kastettiniz?
K.Ç: Birçok oyuncuyu kastediyorum. Maçları izliyorum uzaktan şut çekmiş olabilirsin ama bu insanlar profesyonel futbolcular bunlar en azından günde iki tane antrenman yaparak o maça hazırlanıyorlar. Profesyonel bir futbolcunun heyecanı olmaması gerekiyor.

Favorim İspanya

A.B.M: Sizce şu ana kadar yapılan maçlar arasında en keyifli olanı hangisiydi?
K.Ç: Genelde Arjantin maçları…

A.B.M: Dünya Kupası’ndaki favoriniz kim?
K.Ç: Maçlar başladığı zaman favori olarak İspanya’yı söylemiştim ama İspanya maçlarını izlediğim zaman ben niye İspanya dedim diye kendi kendime sordum ama bir kaç maçtan sonra durumu biraz daha toparladılar.

A.B.M: Hakemleri nasıl buluyorsunuz
K.Ç: Çok kötü performans gösterdiler ve maçların kaderini etkileyen kararlar aldılar… Özellikle Türk hakemlerin turnuvada olmaması da oldukça üzücü…

Necati Şaşmaz’la futbol konuşuyoruz

A.B.M: Türkiye bu kupaya katılsaydı sizce başarılı olur muydu?
K.Ç: Bu yıl katılsaydı çok baÅŸarılı olurdu diye düşünüyorum. Kondisyon çok önemli… Her zaman futbolcunun kondisyonunun iyi olması gerek. Çok hızlı bir futbol oynanıyor. Geçenlerde Necati ÅžaÅŸmaz’la konuÅŸurken aramızda bir diyalog geçti… Pas verme süresi çok hızlı. Kimse ayağında topu tutmuyor. Üç saniyeden sonra topu tutan çok nadir futbolcu var.

A.B.M: Normalde dünyanın en klas futbolcusu bile bir buçuk dakika kadar ayağında topu tutuyor… Zinedine Zidane’ın ortalaması bu mesela…
K.Ç: Üç saniyeden sonra pası veriyorsa bir saniye sonra hemen pasını veriyor açılıyor diğer futbolcuda da üç dört saniyeyi geçeni yok. Topu alıp sonuna kadar gidersin top sürekli sende. Şöyle bir kanıya da vardık üç dört saniyeyi geçen futbolcu yok.

A.B.M: Necati Şaşmaz’la futbol mu konuşuyorsunuz?
K.Ç: Evet. Genelde futbol üzerine konuÅŸuyoruz. O da genelde yorumları bana soruyor… Oyuncuların üç dört saniyeden fazla topu tutmaması Necati Abi’nin gözlemiydi. Mesela bir futbolcunun topu alıp da bir anda gole gitmesi; o da üç dört saniyeden fazla topu ayağında tutuyor o kadar emin bir teknikle oynuyor ki hemen gole gidiyor. Bunu da zaten zamanında bizim Rıdvan Dilmen iyi yapıyordu. Ben bu örneÄŸi verdim Necati Bey’e… Rıdvan da bunu çok iyi yapabilen bir futbolcuydu…

Yerli teknik adamdan yanayım

A.B.M: Türkiye’nin başına geçen Hiddink sizce baÅŸarılı olur mu? Türk antrenör seçimi daha mı doÄŸru olurdu?
K.Ç: Ben Türk antrenörlerinden yanayım…

A.B.M: Ama Hiddink’in çalıştırdığı takımlar düşünülürse dünya çapında bir teknik adam olduÄŸunu söyleyebiliriz. Lakin dünya çapında olması burada uyum saÄŸlayabileceÄŸi anlamına da gelmiyor?
K.Ç: Bence Türk teknik direktör olsa daha iyi olur… Avrupa’daki antrenmanlar Türkiye’den daha farklı. Bunların hepsini kondisyona baÄŸlıyorum.

A.B.M: Oradaki sistemi buraya yansıtıp, oyuncularla iyi iletişim kurarsa başarılı olabilir mi?
K.Ç: Neden olmasın…

Ertuğrul Sağlam’ın başarılı olacağını söylemiştim

A.B.M: Büyük sürpriz yaratan ErtuÄŸrul SaÄŸlam’ın takımı Bursaspor bu sene aynı ivmeyi yakalayabilir mi?
K.Ç: Geçen sezondaki röportajda da söyledim. ErtuÄŸrul SaÄŸlam’ın baÅŸarılı olacağına inandım. Bursaspor’u ÅŸampiyon yapmasına çok sevindim. Çünkü hakikaten çalıştı. O fırsatların BeÅŸiktaÅŸ’ta verilmediÄŸini ben söylemiÅŸtim. Fırsat verildiÄŸi zaman bir takımı baÅŸarıya götürebileceÄŸini hepimiz gördük. Yıllarca ÅŸampiyonluÄŸa özlem duyan bir takımı ÅŸampiyon yaptı. Bu Türk futbolu adına da müthiÅŸ bir olay. ErtuÄŸrul SaÄŸlam yurt dışında neden iyi bir takım çalıştırmasın…

A.B.M: Sivasspor’da geçtiÄŸiniz senelerde yükselen bir performans yakalamış fakat bunu devam ettirememiÅŸti. Aynı handikap sizce Bursaspor için de geçerli mi?
K.Ç: Sivasspor’un zaten düşüş yapacağı belliydi çünkü son maçlarını oynadığı zaman hep kaybetti. Ama Bursaspor o hatayı yapmadı. Seyircinin atmosferine çok inanan bir insanım. O ÅŸehrin bir bütün olup da takımının kupayı alacağına inanması… Ben Bursa’ya ziyarete gittiÄŸimde apayrı bir atmosfer vardı. O ÅŸehrin içerisindeki o ÅŸampiyonluk atmosferi apayrı bir ÅŸeydi. Ben bunu bizim Elazığspor’un birinci lige çıkmasında yaÅŸadım. Tüm maçlarına giderdim ve aşırı fanatiktim. Bu il takımı olduÄŸu zaman o seyircinin emeÄŸi, desteÄŸi çok büyük ve önemli. Son maça kadar geliyor ve son bir kaç hafta kala düşüş yaşıyorsun. Futbolcunun eksikliÄŸi de var tabi…

A.B.M: Ama genelde kadrolarının dar olmasından ÅŸikâyet ediyorlar. Sakatlık olunca büyük sıkıntılar yaÅŸadıklarını söylüyorlar…
K.Ç: Zaten anlatmak istediÄŸim de bu. 11 kiÅŸi oynuyor ama geriye kalan altı kiÅŸiyi de ilk 11 gibi hazırlaman gerekiyor. Evet, bir sezon yedek kulübesinde bekleyebilirsin ama kritik bir maça çıkarsın ve gol attığın anda her ÅŸey deÄŸiÅŸebilir. Evet, oynamamış olabilir, mesela eski BeÅŸiktaÅŸlı futbolcu Serdar Özkan’a ara sıra buluÅŸtuÄŸumuzda gol atmanı çok istiyorum demiÅŸtim. Transfer durumu var ve düşünsene o futbolcunun iki kritik maçta gol attığını…

A.B.M: Moral olarak da çok motive ediyor… Serdar Özkan, Galatasaray’a transferi hakkında bir ÅŸey söyledi mi size?
K.Ç: Hayır söylemedi… Demek ki kendi prensibi ve gizli tutmak istedi ben de üstelemedim. Herkesin özel bir durumu olabilir. O yüzden hiç bir arkadaşıma sormam transferin var mı diye. Bir arada olduÄŸumuz zaman her zaman o insanların baÅŸarılı olmasını isterim. Çünkü Türk futbolcusundan bahsediyoruz; isterim ki baÅŸarılı olup daha ilerlesinler. Az önce konuÅŸtuÄŸumuz gibi Mesut Özil’in baÅŸarısı hepimizin gururu… Neden olmasın… Neden dünya kupasında beÅŸ on tane futbolcumuz oynamasın.

A.B.M: Galatasaray’da Frank Rijkaard’ın teknik direktör olarak kalması hakkında neler söylersiniz? Geçen sezona göre flaÅŸ transferler yapmayan sarı kırmızılı ekip bu sene nerelere takviyeler yapmalı?
K.Ç: Bence doÄŸru bir karar ama Galatasaray geçen sezon daha baÅŸarılı olabilirdi. Geçen sezon zevk veren bir futbol ortaya koyamadı. Ön liberoya transfer yapmalılar…

Her ÅŸey Arda ile bitmiyor

A.B.M: Geçen sezon maçlarına baktığımız zaman Mustafa Sarp ve Mehmet Topal kaldıramadı o yükü… Galatasaray, özellikle ilk yedi haftadan sonra büyük bir düşüş yaşadı…
K.Ç: Evet, Arda var ama her ÅŸey Arda ile bitmiyor ki… O yedek kulübesindeki adamın kritik bir maça çıkıp bir gol atmasını onun için söylüyorum.

A.B.M: Transferler sizce nasıldı? Mesela Elano?
K.Ç: Elano yanlış bir transferdi.

A.B.M: Keita?
K.Ç: Stadyumda Ali Sami Yen’de Keita’yı izledim çok iyiydi…

A.B.M: Peki maçlara gidiyor musunuz?
K.Ç: BeÅŸiktaÅŸ’ın Avrupa maçlarına gittim, yenildiler maalesef. Galatasaray maçına da gittim… Fenerbahçe maçına gidemedim maalesef…

A.B.M: Tribünlerde insanların size yaklaşımları nasıl oluyor?
K.Ç: Hep birlikte o takımın kazanması için tezahürat yapıyoruz. Ben stadyumdaki atmosferi yaÅŸamayı seviyorum. KeÅŸke stadyumda kavgalar olmasa… Tel örgü kalsın diyoruz ama kalkması için önce tribünde olan her ferdin…

A.B.M: Tel örgüler kalkmadı mı?
K.Ç: Kalktı ama taÅŸ atılıyor. Adamın on yaşında çocuÄŸu var ben de on yaşındayken apayrı bir futbol zevkim, hevesim vardı. Çünkü ben futbola aşırı düşkünlüğü olan bir insanım. Adamın on yaşında çocuÄŸunu maça götürürken tiyatroya götürür gibi onu gönül rahatlığıyla götürebilmesi lazım. Orada çocuÄŸun kafasına bir taÅŸ geldiÄŸini düşünebiliyor musun? Tiyatro örneÄŸi verdim… O çocuk on yaşında o stadyuma gitmesi gerekiyor… Tiyatroya gider gibi o atmosferi yaÅŸaması lazım.

Doksan dakika tezahürat yaparım

A.B.M: Ben de futbolu seyretmeyi seven bir insanım. Avrupa maçları dahil olmak üzere diğer maçları da takip ediyorum. Fanatikçe körü körüne bir takımı desteklemekten yana değilim… Ama maçı oturarak izlemeye karşı olan çok insan var. Ayakta maç seyredilmeli mi?
K.Ç: Ben ona karşı deÄŸilim. O atmosferi yaÅŸamak için coÅŸku lazım ama bu taÅŸ atmayla olmuyor. Benim karşı geldiÄŸim ÅŸeyin tek tarafı o. Tabi ki kalkıp tezahüratını yapacaksın heyecanı yaÅŸayacaksın, oturmayacaksın doksan dakika… Maç da oturarak izlenilmiyor.

A.B.M: Ama İngiltere’de oturarak izliyorlar maçları…
K.Ç: O coşkuyu yakalamak lazım. Ama gidip de bir maçı ben hayatta oturarak, çekirdek yiyerek izleyemem kalkıp tezahürat yapacağım. Ama benim tek karşı geldiğim şey taraftarların kendi arasındaki saha içi ve saha dışı savaş.

A.B.M: Bunun nasıl önüne geçilebilir peki?
K.Ç: Her zaman dediÄŸim gibi sevgi ve saygıyla onarılacak bir ÅŸey…

A.B.M: Futbolu ölüm kalım meselesi yapmamak, spor olduÄŸunu kabullenmek gerekiyor en başında…
K.Ç: Otobüs çıkacak bir bakıyorsun taÅŸlanmış, seyirci geliyor bir bakıyorsun olay çıkmış. Ben yıllarca tribüne gittim ve bir gün elime taÅŸ alarak karşı tarafa bir ÅŸey yapmadım. Küfür dahi etmedim… Doksan dakika boyunca da hiç oturmadım ve bir gün olsun taÅŸ fırlatmadım. Çok kritik maçlar izledim, ÅŸampiyonluktan olduk…

A.B.M: Siz hangi takımı tutuyorsunuz?
K.Ç: Ben Trabzonspor’u tutuyorum…

A.B.M: Mustafa Denizli ile yollarını ayıran BeÅŸiktaÅŸ Ben Schuster’i göreve getirdi. Alman ekolü BeÅŸiktaÅŸ’ta nasıl bir dinamizm yaratır?
K.Ç: Mustafa Denizli kalmalıydı…

A.B.M: Quaresma transferini doğru buluyor musunuz? Başarılı olur mu?
K.Ç: İnÅŸallah olur…

A.B.M: Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü Aykut Kocaman hakkında neler söylersiniz?
K.Ç: Aykut Kocaman’ın eline geçmiÅŸ fırsatlardan birisi… O da bir sürpriz yapıp kendisini ispat edebilir… BaÅŸarılı olacağına inanıyorum.

VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: +1 (from 1 vote)
Abdülhey Fanatik Trabzonspor'lu, 10.0 out of 10 based on 1 rating

Yazar Hakkında